Fransız Şiirinde Söz Sanatları

Şiir denince akla gelen ilk dillerden biri Fransızcadır. Tarihi günümüzden 2000 yıl önceye dayanan bu zengin dil, dünya edebiyatına sayısız türde eser vererek bu alanın gelişimine büyük ölçüde katkı sağlamıştır. Bu gelişimi sağlayan, ülke aydınlarımızın da fazlasıyla esinlendiği alanlardan biri de şiirdir. Hem dilin zenginliği hem de yapısının şiir diline çok uygun olması sayesinde Fransız şiiri fazlasıyla gelişmiştir. Bu gelişimde rol oynayan etmenler arasında söz sanatlarının da büyük bir yeri vardır. Sayıları onlarca olsa da biz en çok kullanılanları şöyle sıralayabiliriz:

  1. Aliterasyon (allitération): ses uyumuna dayanan bir söz sanatıdır. Şiirdeki harflerin arasında ünsüz seslerin tekrarı yapılarak ahenk yakalanır. 

Non, il n‘est rien que Nanine n’honore.” – Voltaire, Nanine.
(Hayıri Nanine’in onurlandırmadığı bir şey değil)

Voltaire’in bu dizesinde “n” harfi ile aliterasyon yapılmıştır.

“Kim o deme boşuna benim ben

Öyle bir ben ki gelen kapına baştabaşa sen.“ –Özdemir Asaf.

Bu dizeler ise Türk edebiyatından “n” aliterasyonuna bir örnektir.

  1. Asonans (assonance): aliterasyon sanatının tam tersidir. Dizelerdeki ünlü ses tekrarlarıyla yapılır.

“Ainsi, toujours poussés vers de nouveaux rivages. » -Lamartine.
(Bu yüzden her zaman yeni kıyılara itilirdi.)
Lamartine’in dizesinde, okunuşta « u » sesini veren « ou » tekrarı asonansa örnektir.

« “Anlattı uzun uzun

Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun” –Kemalettin Kamu.

Kamu’dan karşımıza çıkan bu dizelerde de yakalanan asonans sanatı « u » ünlü harfinin tekrarı ile olmuştur.

  1. Anafor (anaphore): bu söz sanatı bir sözcüğün ya da sözcük öbeğinin tekrar edilmesine dayanır. Tekrarlanan sözcükler dize başlarında yer alır, nadiren de olsa dize ortasında tekrarlandığı örnekler de mevcuttur. Bu sanat şiirin etkileyiciliğini yüksek ölçüde arttırır. 

(Paris, Paris outragé !
Paris brisé !
Paris martyrisé !
mais Paris libéré !… » -Charles de Gaulle.

(Paris, Paris öfkelendi !
Paris kırıldı !

Paris şehit oldu !

Ama Paris kurtuldu !)

Charles de Gaulle’un bu sözlerinde Paris kelimesi dize başlarında tekrar edilerek etkileyicilik arttırılmış ve anafor yapılmıştır.

Türk edebiyatından ise Ümit Yaşar Oğuzcan’ın şu dizelerini örnek verebiliriz :

« Ben bir Ayten‘dir tutturmuşum oh ne iyi

Ayten’li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel

Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin

Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor

Şarkılar söylüyorum

Şiirler yazıyorum Ayten üstüne

Saatim her zaman Ayten’e beş var

Ya da Ayten‘i beş geçiyor

Ne yana baksam gördüğüm o

Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor. »

  1. Epifor(épiphore) : anaforun zıttıdır. Bu söz sanatında tekrar eden sözcük dize sonlarında bulunur.

« Moi qui n’ai jamais prié Dieu
Que lorsque j’avais mal aux dents
Moi qui n’ai jamais prié Dieu
Que quand j’ai eu peur de Satan
Moi qui n’ai prié Satan
Que lorsque j’étais amoureux
Moi qui n’ai prié Satan
Que quand j’ai eu peur du Bon Dieu » -Jacques Brel.

(Ben diş ağrım olana kadar

Tanrı’ya hiç dua etmedim

Ben şeytandan korkana kadar

Tanrı’ya hiç dua etmedim

Ben sadece aşık olduğumda

Şeytan’a dua ettim

Tanrı’dan korktuğumda

Şeytan’a dua etmeyen ben.)

Brel’in kaleminden çıkan bu dizelerde yer alan « Dieu » ve « Satan » kelimeleri epifor sanatına güzel bir örnektir.

«Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım,
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım,
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım,
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım,
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım. » -Nurullah Genç.

Nurullah Genç’in Yağmur adlı naatı epifor sanatına çok güzel bir örnektir. Dize sonlarında tekrarlanan « olsaydım » sözcüğü anlatımı güçlendirerek okuyucuyu kendine çekmektedir.

  1. İroni (ironie): ironi sanatı bir düşüncenin alaylı ve serzenişli bir şekilde, dokundurma amacıyla ifade edilmesidir. Karşıdaki kişi söylenen sözün altındaki anlamı kavrar. Ses tonu ve vurgulama bu söz sanatı için oldukça önemlidir ve daha çok sözlü iletişimde yapılır.

“Qui désignai-je, à votre avis,
Par ce Rat si peu secourable ?

Un Monie ? Non, mais un Dervis :

Je suppose qu’un Moine est toujours charitable. » -La Fontaine.

(“Kimi seçtiğimi sanıyorsun,

O çok yararsız Fare’yi mi?

Monie mi? Hayır, ama bir keşiş:

Sanırım her zaman hayırseverdir.)

“Burada La Fontaine, « …bir keşiş her zaman hayvanseverdir » diyerek ironi yapmaktadır; çünkü keşişlerin La Fontaine’in gözünde pek de yardımsever olmadıkları bağlamdan rahatlıkla anlaşılmaktadır: La Fontaine bu ifadesinde düşündüğünün tersini alaycı bir şekilde dile getirmiştir.” (Fransız Şiirinde Versifikasyon ve Söz Sanatları, Nizamettin Kasap. Sayfa: 172)

“Aferin oğlum Ahmet, 

Bu yolda devam et,

Herifçoğlu Sen 

Mişel’de koyuvermiş sakalı 

Neylesin bizim köyü, 

Nitsin Mahmut Makal’ı.” -Bedri Rahmi Eyüboğlu

Eyüboğlu’nun bu dizeleri, Fransa’ya giderek ailesini, yurdunu unutan oğlu Ahmet için serzenişle yazılmış, ironi sanatına uygun bir örnektir.

  1. Metafor(métaphore): benzetmeye dayalı olarak yapılan, bir sözcüğü ya da sözcük grubunu başka bir sözcük ya da sözcük grubuyla ifade etme sanatıdır. 

« Je ne regarderai ni l’or du soir qui tombe. » -Victor Hugo.

(Düşen akşam altınına bakmayacağım.)

Victor Hugo burada « güneşin batışı » ifadesi yerine « akşam altını » diyerek metafor yapmıştır.

“Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak!” –Mehmet Akif Ersoy.

Istiklal Marşı’mızda geçen bu dizeki « al sancak », «türk bayrağı » yerine kullanılmıştır.

  1. Paradoks(paradoxe) : bu söz sanatında, genel bir yargıda kabul görmüş düşüncelere ters olan olan ifadeler kullanılır. Okuyucuyu düşünmeye sevk eder.

« C’est puer que de sentir bon. » -Montaigne.

(Güzel kokmak berbat kokmaktır.)

Montaigne’nin bu dizesi, içinde çelişki barındıran, ilk okuyuşta zihinlerde hiçbir anlama bürünemeyen bir dizedir ve paradoks sanatına bir örnektir.

« Bana bir mektup geldi,

 İçinden ben çıktım. » -Özdemir Asaf.

Türk edebiyatının paradoks öncülerinden olan Özdemir Asaf’ın bu dizesi bu sanat için çok güzel bir örnektir. Burada ilk okunuşta anlaşılmayan, mantığa aykırı bir söylem vardır. 

Tamamı Fransızcadan dilimize yerleşmiş olan bu söz sanatlarına daha birçok örnek verebiliriz. Günümüz edebiyatı söz sanatlarından uzak, daha yalın anlatımlı, serbest nazımlı bir çizgide ilerliyor olsa da kalemi hala bu sanatlarla dolu olan pek çok şairimiz vardır. Her birinin doğuşu ve gelişimi Fransızca da olsa da artık hepsi kültürümüzün bir parçası ve zenginliğidir.

Yağmur Özkat

Faydalı bir kaynak: French Today