Pazarlama Çevirisi için 6 Altın Kural Neler Olabilir?

Pazarlama çevirisi, kendisine has bazı zorlukları olan, ticari ve yazınsal çevirinin buluştuğu bir çeviri alanıdır. Bu alanda, tek başına diğer iki tip dil hizmetinde görülen potansiyel tuzak ve gizli tehlikeler daha çok bulunur.

Çünkü pazarlama içeriklerinde, okuyucuyu ticari içerik veya edebiyatta amaçlanandan farklı bir şekilde ikna etmek gerekir. Pazarlama çevirileri yapan bir çevirmen olarak iş dünyasına ilişkin çevirilerdeki en iyi uygulamalarına hakim olurken transkreasyon sanatında da uzmanlaşmalısınız.

İşte müşterilerinizin pazarlama içeriklerini çevirirken size yardımcı olacak 6 altın kural. 

1. Pazarlama Çevirisinde Hedef Kültürü Mükemmel Düzeyde Bilmeniz Gerekir

Pazarlama çevirisi belirli bir terminolojiden ziyade çoğunlukla kültürel içgörü gerektirdiğinden diğer çeviri hizmeti türlerinden farklıdır. 

Örneğin teknik çeviri hizmetleri, güncel terim listeleriyle çalışmayı ve ilgili sektöre belli ölçüde aşina olmayı gerektirir. Öte yandan pazarlama çevirisi, daha ziyade bir çevirmenin yerel kültürü ne kadar iyi anladığına odaklanır.   

Pazarlama çevirisi yapacak bir çevirmen olarak hedef kitlenizi tanımanız; demografisini, ilgi alanlarını, kültürel geçmişini ve beklentilerini bilmeniz gerekir. Bu doğrultuda her detay çevirinizi daha doğru hale getirirken etkileşim yaratma ihtimalini de artıracaktır. 

Çevirisi tamamlanmış pazarlama materyalleri özgün metinle aynı standartları karşılamalıdır. Açılış sayfaları da çeviriyor olsanız, ticari broşür de çeviriyor olsanız müşterinizin hedeflerini anlayıp aynı amaçlara hizmet edebilecek bir çeviri üretmeniz gerekir. Bunu gerçekleştirmenin tek yolu da hedef kitlenizi iyi tanımak ve bir markadan ne beklediğini bilmektir. 

2. Pazarlama Alanında Çalışan Çevirmenler Müşterileriyle Açık İletişimde Olmalıdır

Bir pazarlama içeriği üzerinde çalışırken, metninizin iki satırda veya daha kısa sürede okuyucunun dikkatini çekmesi gerekir. İyi bir ilk izlenim yaratmak için kullanabileceğiniz karakter sayısı kısıtlıdır. Bu durum herkes için stresli olabilir! 

Pazarlama çevirisi yaparken özgün başlıklardaki nüansları incelemek için gerekli vakti ayrın. Konu potansiyel müşterileri çekmek ise kelime oyunları, deyimler ve mizah unsurlarını çevirmek zordur.

Eğer kaynak metinde muğlak bir anlatıma rastladıysanız çeviriye devam etmeden önce bu konuyu müşterinizle görüşün. Aranızda açık bir iletişim olması durumunda müşterinizin sizden tam olarak ne istediğini daha iyi anlayabilirsiniz. 

Ayrıca erek metnin etkililiğini azaltacak herhangi kültürel farklılıklar varsa bunlardan bahsettiğinizden emin olun. Böylece müşteriniz dil engellerini aşmak konusunda sizi daha iyi yönlendirebilir. 

3. Pazarlama İçerikleri Uyarlanır, Çevrilmez

Pazarlama çevirisi transkreasyona oldukça benzerdir; çünkü kaynak metni başka bir dilde yazmaktan daha fazlasını gerektirir. Aslına bakarsanız çoğu dil hizmeti tedarikçileri bu iki terimi birbirinin yerine kullanırlar. 

Bunun nedeni, pazarlama çevirisi sürecinde çevirmenin yaratıcı yazar kimliğine de bürünmesidir. Bir çevirmen olarak alelade çevirinin ötesine geçmeniz ve içeriği farklı bir kitleye cazip hale getirmeniz gerekir. 

Transkreasyonda bağlama göre orijinal içeriği özümsersiniz ve anlamı değiştirmeden mesajı erek kitle için tekrar yazarsınız. 

Orijinal mesajı yeni bir içerik olarak yazmanız için bazı kelimeleri çıkaracağınız gibi eklemeler de yapabilirsiniz. Çünkü farklı kültürlerden insanlar farklı değerlere sahiptirler ve gündelik konseptleri ifade ederken her zaman aynı söyleyişleri kullanmayabilirler. 

4. Alan Limitini Önemsememezlik Etmeyin

Günümüzde çeviriye ayrılan alan önemli faktörlerden biridir. Broşürler, arama sonuçları sayfaları, haber bültenleri gibi içeriklerin her dilde aynı biçimde gözükmesi için belirli şablonlar kullanılır. Çevrimiçi ya da çevrimdışı olsun çevirdiğiniz içerik için ayrılmış alana dikkat edin.

Halihazırda söz konusu dil çiftiyle deneyiminiz varsa erek metne bağlı olarak çeviri için ne kadar ekstra alana ihtiyacınız var, ne kadar alfabe dışı karakter kullanabilirsiniz gibi detayları biliyor olacaksınız. 

Bu yüzden çeviriye başlamadan nihai düzeni öğrenmek, pazarlama çevirisi alanında edinmeniz gereken bir pratiktir. Bu sayede reklamları, broşürleri ve ürün ambalajlarını görselleştirebilir, boş bırakılmış alanlara doğru kelimeleri kolayca yerleştirebilirsiniz. Aksi takdirde en iyi örneği oluşturmak için günlerce çabalar durursunuz, sonuç olarak yazdığınız metnin müşterinin ihtiyacını karşılayamayacak kadar kısa ya da uzun olduğunu görürsünüz.  

5. Sloganlar (Nadiren de Olsa) Her Duruma Uyum Sağlayan Çözümlerdir

Pazarlama çevirisinin en incelikli kısmı sloganlardır. Pazarlamacılar, dikkat çekecek ve etki yaratacak en iyi kelime kombinasyonlarını bulmak için aylarca, hatta yıllarca çalışırlar. Bir çevirmen olarak zamanınız kısıtlı olduğundan her detayı gözden geçirecek durumda olmayabilirsiniz. Yine de motamot çeviriden kaçınmalısınız. 

Sloganlar her şeyden önce insanların bir markayı neden sevdiğini hatırlatmalıdır. Her pazar için motivasyon farklı olacağından aynı cümleyi farklı dillerde tekrar tekrar yazmak iyi bir fikir olmayabilir, tabii “I’m lovin’ it” gibi sembolleşmiş sloganları çevirmiyorsanız. 

Fakat ünlü fast food restoran zinciri McDonald’s bile sloganını Çince’ye çevirirken eleştirilerden payını aldı. Çünkü sloganı yerel pazara adapte etmek yerine onu olabildiğince “But I just like it/ I like it no matter what you say” (çev. sen ne dersen de, bunu seviyorum) eşdeğerleriyle çevirmeye karar verdi.

Gördüğünüz gibi ortaya doğru olmayan ve orijinal sloganın arkasındaki fikri yansıtmayan bir çeviri çıkmış. Demek ki bazen en iyi firmalar bile kolay yolu düşünerek kötü tercihler yapabiliyormuş. 

6. Markanın Sesine Dokunulmamalı

Pazarlama çevirisi erek dile karşın markanın kendine has sesini değiştirmemelidir. Çin, İspanya ya da Arjantin gibi ülkelerden müşteriler seyahate çıktıklarında içeriğe bakarak markayı tanıyabilmelidir. 

Internet, sınırları olmaksızın dünya genelinde iletişimin akışını kontrol ediyor. Bir ülkede sosyal medya üzerinden yazdığınız mesaja diğer bir ülkeden kullanıcılar erişim sağlayabiliyor ve bu mesaj, müşterinizin itibarı üzerinde ciddi etkiler yaratabiliyor. Yani Instagram ve Twitter çağında fark edilmeme gibi bir şansınız yok. 

Pazarlama alanında bir çevirmen olarak markanın esas değerlerinden taviz vermeden erek metnin yerel halka uygun olduğundan emin olmanız gerekir. Çeviride yaptığınız her düzenlemeyi müşterinizle görüşün ve karar merciilerin verdikleri kararlardan yaptıkları çıkarımları anladıklarından emin olun.

Son Düşünceler

Pazarlama çevirisi, çevirmende bir dizi yetenek ve nitelik gerektirdiğinden zordur. Aslında bu alanda çalışan dilbilimcilerin erek kültürün içinde yaşaması gerekir. Böylece yerel halkla doğrudan iletişimleri olurken kültürel hareketlenmeler ve trendlerden de haberdar olurlar. 

Pazarlama içeriği çevirirken yerel pazarın beklentileriyle markanın sesi arasında bir denge kurmalısınız. Bu süreç, kültürel öngörü gerektirdiği kadar deneyim ve ileri düzeyde dil becerisi gerektirir.

Güvenç Arman Arı