Pandeminin sona ermesine hala çok zaman olsa da, yeni aşıların sürekli piyasaya sürülmesi ve yayılması pandemiyi alt etme ve durdurma sürecinin hızlandırılmasına yardımcı olabilir. 2021 yılında hayat, her alanda ve tam anlamıyla değilse bile, normale dönebilir. Bu durum gerçekleşene kadar, sektörümüzün bu ilginç zamanlardan ne öğrendiğini araştırmak incelemeye değer. Tıpkı ekonominin diğer alanlarında olduğu gibi, hizmetler, özellikle dil hizmetleri sektörü, çoğu kalıcı olabilecek birçok önemli değişikliği benimsemek zorunda kaldı.

Online’a geçmek

Dijitalleşme, eğitimden alışverişe kadar kişisel hayatımızın neredeyse her alanına sızdığı için 2020 yılının online dünyaya geçiş yılı olması olağan bir durumdu. Üstelik çeviri ve dil hizmetleri birçok işlemin (siparişler, yönetim, dille ilgili işler, teslimat ve ödemeler) daha önce büyük ölçüde internet ortamında gerçekleştirildiği bir alan. Peki, ne gibi yeni değişikliklerle karşılaştık?

Her şeyden önce, hizmet sağlayıcıların ofisleri önemini daha da yitirdi. Sigorta veya mimari tasarım şirketlerinin boş ofis binalarından da anlaşılacağı gibi, birçok sektör çalışanların fiziksel olarak bir yerde bulunmasına ihtiyaç duymuyor. Bu çalışanlar ofislerine kısmen dönseler bile, işte daha fazla esnekliğin (yer ve zaman dahil) çalışanlar adına temel bir gereklilik haline geleceğinden emin olabiliriz.

Benzer bir konu da, basılı çevirilerin (lisanslı kopyalar dahil) uygulanabilirliğinin gittikçe azalması. Günümüzde belgeleri elektronik olarak onaylamak ve imzalamak için birçok imkan bulunuyor. Aynı işlem çevrimiçi olarak sadece birkaç tık ile yapabilirken ve aynı derecede güvenli bir şekilde doğrulanabilirken, yetkililerin damgalı ve imzalı kağıt kopyalarda ısrar etmesi mantıksız olacaktır.

Üçüncüsü, ağ oluşturma veya mesleki eğitim amaçlı çok daha az konferans ve toplantı olabilmesi 2020 (ve şimdiye kadar 2021 de) “konferanssız” bir yıldı fakat dünya dönmeye devam etti. Konferans organizatörleri, geleneksel pahalı seyahat ve konaklama maliyetleriyle diğer maliyetlerin bulunduğu bu tür etkinliklere ihtiyaç olup olmayacağını değerlendirmek zorunda kalacak. Elbette, kişisel katılım gerektiren bazı etkinlikler varlığını korumaya devam edecek; ancak çoğu ortadan kalkabilir ve hibrit (çevrimiçi+kişisel katılım) yaklaşımlar ortaya çıkabilir. 

Satışlara gelince, artık sektörün tüm aktörlerinin birdenbire büyüme için aynı araçlar olan çevrimiçi erişim araçlarına sahip olduğunu fark etmek önemlidir. İş seyahatleri, müşteri ziyaretleri ve ortaklık toplantıları sınırlamalar olmadan tekrar mümkün olmadığı sürece, bir çeşit dengelemeye tanık olabiliriz. Kazanan, en çok etkinliğe katılmayı başaran değil, çevrimiçi ortamda en çok öne çıkan olacak.

Hız

Hizmet sektöründeki hız artışı uzun süredir devam eden bir yönelim ve bir pandeminin olmadığı durumda bile kesinlikle devam edecekti. Y ve Z kuşağının gençleri işgücü piyasasında ne kadar çok yer alırsa, anında geri dönüşler ve hizmetlerin aynı gün veya ertesi günü sunulması da o kadar kabul edilir hale geliyor. Çoğu hizmette müşteriler açısından en soğutucu konu beklemek; bu yüzden gelen siparişleri mümkün olan en hızlı şekilde onaylayıp işleme koyabilenler gerçek bir avantaj elde edebiliyor. Asıl mesele, 7/24 çalışan dev dil hizmeti sağlayıcılarının (LSP) ve bunların daha küçük, bölgesel veya tek dilli tedarikçilerinin ve dil uzmanlarının, farklılaşan çalışma programlarını ve tempolarını nasıl uyumlu hale getirebilecekleri.

Bu sürekli hızlanmanın kalite üzerindeki etkisi belirsizliğini halen koruyor. Geleneksel çevirinin çok hızlı ve ücretsiz bir alternatifi var: makine çevirisi (son düzeltme olmadan). Bu ikisini karşılaştıracak olursak, insan çevirisinin (veya insan tercümesine benzeyen, düzeltili makine çevirisinin) rakibini yenebileceği tek husus kalite. Bu nedenle, ücretsiz ancak düşük kaliteli çevirilerden ayırt edilebilecek, yaygın kabul gören bir “başlangıç seviyesi” kalitesi sunmak çok önemli olacaktır.

Kesin olan şey, serbest çalışanların kendilerine gelen işlerde bir düşüş yaşadığını ve makine çevirisinin daha da hızlı yayıldığını gösteren bazı araştırmaların olmasıdır. Ayrıca gelecekte de benzer yönelimlerin olması bekleniyor. Common Sense Advisory şirketi tarafından görüşülen 607 serbest çalışanın %64’ü, iyi ücretli işlerin daha da azalacağını düşünürken %86’sı daha fazla makine çevirisi projesiyle karşılaşmayı kalmayı bekliyor.

Yok olan ve ortaya çıkan piyasalar

Sadece çalışma yöntemleri ve proje türleri değil, konular da değişmektedir. Pek çok sektör 2020’den o kadar büyük zarar gördü (ve hala toparlanmaktan o kadar uzak) ki, çeviri hizmeti alamıyor. Turizm ve otel sektörleri bu durum için tipik örnekler; fakat müzik ve eğlence sektörlerinin belirli alanları da bu durumdan etkileniyor. 

Öte yandan, bazı alanlar (eğlence sektörünün yayıncılık hizmetleri gibi “online kısımları” ve diğer internet tabanlı eğlence işler) büyürken Covid bunlara dokunmadığı gibi, güçlenmelerini bile sağladı. Bu anlamda gördüğümüz durum geleneksel bir ekonomik bunalım ya da yavaşlama değil, çok yönlü, karmaşık bir olgu ve ekonominin yeniden yapılandırılması. Ekonominin yeniden şekillenmesine çevik olarak karşılık verebilen dil hizmeti sağlayıcıları ve çevirmenler bu sıkıntılı durumun büyük kazananları olabilir.

Çok fazla yeni medya içeriği ve online hizmetler, dil sektörünün geçen yıl küçülmemesine katkıda bulunsa da (Nimdzi’ye göre neredeyse %7 oranında büyüdü), sektörün büyüme hızı yavaşladı. Bu yıl birçok yönden ezber bozacak. Durgunluk yılı mı, yoksa yeniden başlama yılı mı olarak hatırlanacağını ya da dil sektörünün büyüme açısından gerçekten durdurulamaz olup olmadığını göreceğiz. İkinci senaryonun gerçekleşmesini umut ediyoruz!

Çeviri: Beyza Kınık, Düzelti: Hesaplı Çeviri